Latest Posts

ANTI-TURIST GEZI YAZISI II – Puerto Rico

By 23:34 , , , ,

Istanbul Turkish Restaurant- Puerto Rico’nun sahibi Ankarali Suleyman Bey. Restaurantin dekorasyonu tamamen ulkemizden edinilmis yoresel nesneler ve afislerden olusuyor. Gonullu, beklentisiz turizm elciligimizi yapan Suleyman Bey, yemeklerimizi ve kulturumuzu sahip oldugu olanaklarla en iyi sekilde tanitip temsil etmeye calisiyor. Kucuk ve sevimli bir restaurantta, hafif modifikasyona ugramis Turk yemeklerimizi tatmak istersen size bu restauranti siddetle tavsiye ederim.
Sizi duyar gibiyim. Neden Dunyanin bir ucuna gidip yoresel yemekler yerine Turk yemekleri yedim? Cunku merak ettim. Farkli yerlere gidip farkli lezzetler denemek tabiki ilgi alanlarim arasinda yer aliyor. Mesela sadece Puerto Rico’nun mutfaginda degil Dominik Cumhuriyeti, Kuba, Haiti, Honduras kisacasi tum Karayip mutfaginda onemli bir yere sahip, unu yemek kitaplarinda yerini almis mofongo ve tostone adi verilen lezzetleri de tattim. Sizlere denemeyin demiyorum ama lezzetsiz denebilecek kadar tadi zayif bu yemeklerin nasil Puerto Rico’nun yoresel yemekleri diye sunuldugunu unlenip sanlandigini anlayamadim. Mofongo, muzun kabuklariyla birlikte kizartilip icine zeytin yagi (cogu restaurantta domuz yagi), sarmisak, tuz katilarak ezilmesi ve sekil verilmesiyle birlikte icine tercihe gore balik, kirmizi et yada tavugun katildigi bir yemek. Etrafina sos koydurtmak size kalmis bir sey. Bu yemegin ozunu anladiginiz gibi muz olusturuyor, hem de hic gormediginiz haliyle☺. Bahsetmek istedigim diger unlu yemekleri ise tostone. Yine muzun bas rolde oynadigini belirtmeliyim. Dilimlenip kizartiliyor ve garnitur olarak yemeklerin yanlarinda sunuluyor. Fena degil. Ayrica sofrito ve pique soslari sofralarda bas koselerde. Denemek size kalmis ama ben ayni caddedeki Suleyman Usta’nin donerini tercih ederim. Iki uc dukkan gecince hediyelik esya almak uzere bir dukkana giriyoruz. Su guzel, bu guzel, onu degil bunu alalim derken dukkanin sahibi bizlere “My God, your language is Turkish” diyor. Bildigi tum Turkce cumleleri ardi ardina siralayarak Turkiye’den ve Turkceden sevgiyle bahseden bu Turk dostuyla birlikte kotu mofongo pisiren restaurantin dedikodusunu yapmaktan geri kalmiyoruz.

Puerto Rico’ya giderseniz size cok yardimci olacak bir bilgi daha. Asla duraktan telefon ederek taksi cagirmayin. Taksi faturaniz yukselir, siz tutarin neden degistigini anlayamazsiniz, sofor anlatmaya calisir, bunun genel bir kural oldugunu soyler, siz bu kurala anlam veremezsiniz, bir daha taksi cagirip soforunuzun yalan soyleyip soylemedigini anlamak istemezsiniz bile, caresizce sizden talep edilen parayi odersiniz –her zamanki gibi-.

Amerika sinirlari icindeyiz ama itiraf etmeliyim ki buranin hic te Amerikayla ilgisi yok. Ingilizce bilen oldukca az insan var. Havaalani gorevlileri bile anonslari ispanyolca yapiyor. Anonslardan sonra herkes bir yerlere giderken bizim gibi ne oldugunu yada ne yapilmasi gerektigini anlamayanlar kalabaligi takip etmekle yetiniyor. Adada kayboldugunuzu hissettiginiz an disaridan yardim alma dusuncesi baslangicta cazip gelsede, anlasabileceginiz birilerini bulmakta zorlanacaginizi simdiden belirtmeliyim. Ilk yada ikinci sordugunuz kisiyle ingilizce anlasabiliyorsaniz veya adres konusunda yardim alabiliyorsaniz sukretmelisiniz. “No English”…Bende de “No Spanish”…

Hayatim boyunca asla unutamayacagim bir ilki daha Puerto Rico’da yasadim. Ilik bir aksam uzeri Ashford Caddesinde yuruyus yaptigimiz bir sirada yanimizda kirmizi bir araba durdu. Cami indiren bayan, istegimiz uzerine Ispanyolca soylediklerini Ingilizce tekrarladi. Bizden istedigi sey sadece bir dolar. On dakika once baska birine bir dolar veridigimizi belirterek (Puerto Rico, tum bozuk paralarinizi isteyenlere vererek bir gecede bitirebileceginiz bir yer) arabalariyla uzaklasmalarini bekledik. Ilk kez calisan bir arabadan biri bizlerden para istedi, ustelik benzin almak icin. Cadde boyu goz takibinde tuttugumuz bu arabanin yol kenarinda sik sik durarak ayni talebi tekrarladigini gorduk.

Puerto Rico’ya gitmeyi planliyorsaniz bu bilgileri edindiginiz icin kendinizi sansli hissetmelisiniz. Keske birileri de bana anlatsaydi. Benim tek bir rehberim var, Travel Channel'daki Anthony Bourdain-No Reservations ve Andrew Zimmern-Bizarre Foods Programlari. Amacim tabi ki kulturu ve insanlarini asagilamak degil. Aksine saygimin sonsuz oldugunu belirtmek isterim. Her zaman cezbedici belgeseller, aklimizi basimizdan alan gezi yazilari okuduk sonra gidip gormek istedik ayni yerleri. Yazim sizde nasil bir etki birakti bilemem ama siz de bu noktalari aklinizin bir kosesinde tutarsaniz Puerto Rico’da hayatta kalmakta zorlanmazsiniz. Tum bunlarin yani sira Puerto Rico’da yeni yila girmek -onlar kadar kivrak olamayip harika dans edemesem de- canli, pozitif Puerto Ricolularin arasinda zaman gecirmek gercekten cok guzeldi. Her mevsimin yaz oldugu bu adada sizlerin de kendinize uygun, yuzunuzu guldurecek aktiviteler bulacaginizdan eminim.

Puerto Ricoyla ilgili yayinlanmaya uygun bir gezi yazisi yazsam sanirim o da 1500 kelimeyi bulur. Bu yazimi yayinlamaya gonullu bir yer yada dergi bulamayacagimdan adim gibi eminim. KImse en unlu tatil mekanlarindan biri Puerto Rico'yu kotuleyen bir gezi yazisi istemez dergisinde degil mi? Sorun degil. Puerto Rico’nun herkese gorunen yuzunu yazdigimda, biliyorum ki yazim adimla birlikte renkli kuse kagitlarda yer bulacaktir.

You Might Also Like

1 yorum

  1. Birincisi Porto Riko'da yaşamış biri olarak bir kaç noktayı düzeltmek istiyorum.

    Birincisi, Bahsettiğiniz tostones'' dir. Ayrıca o yediğiniz tostones muz değil sadece aynı familia dandır. yani aynı tür , ama muz değil. Tostones yeşil renkli ve Muzdan daha kalın ve büyüktür. dilimleyip, üzerine sert bir cisimle bastırıp TOST gibi yaparsınız ve kızgın yaglı bir tavaya bırakırsınız. iyice sertleşip kuruyunca çıkarır ve tabakta tuzlayıp,biraz da ketchup ile servis edersiniz. Tadı mükemmeldir. Şiddetle tavsiye ederim.
    İkincisi , Porto Riko insanı çok sıcak kanlıdır.
    Havaalanı ise bahsettiğiniz gibi kaybolacak ya da başkalarını takip edecek kadar karışık değil, Evet katılıyorum, anonslar ispanyolca yapılır ama havaalanı çok gürültülü değildir. Aynı salonda 2 ayrı bölüm vardır. US CITIZENS ve NON U.S CITIZENS, yani amerikan vatandaşları ve vatandaş olmayanları için gayet mantıklı 2 ayrı Pasaport Kontrol bölümlerinde sıraya girerek kontrolden geçebiliyorsunuz.İngilizce ya da İspanyolca bilmeyen bir arap bile benim hemen yanımda kontrolden sorunsuz geçti. Benim immigration yani göç işlemlerim için baska bir ofise polis nezaretinde gittiğim esnada bavulum bir kaç tur dönüp güvenli odaya alınmış. Ben de işlemlerim bitiminde bavulumu almaya gittiğimde bavulumu bulamadım. Başka bir havayolu şirketine ait personelden yardım istedim, bana dönüp '' Bu benim işim değil ancak size yardımcı olmak isterim'' dedi. Ben de çok naziksiniz, teşekkürler dedim.

    Anında 4 -5 polis benim bavulumu bulmamda yardımcı oldular. Sonrasında üzerimde telefon olmadıgından başka birinden yardım istedim. Bana hemen kendi telefonunu uzatıp '' no problema '' dedi :) Ben de 1 dakikalık bir telefon görüşmesinden sonra havaalanından ayrıldım.

    Üçüncüsü, Ben caddede arabasıyla durup insanlardan para dilenen hiç kimseyi duymadım,görmedim. Belki sizin anlattıgınız bir istisna idi.. İnsanlar arabada giderken yada ışıklarda beklerken her zaman kapıları kilitlidir ! Gasp olayları son zamanlarda arttı ! Bunu yapanlar P. Rikolular değil efendim.Dominik Cumhuriyeti'nden Porto Riko'ya gelen göçmenlerdir ! Zaten onların çoğunlugu da kaçak olarak P. Riko'da yaşamaktadır.
    Her trafik ışıklarında ellerinde plastik bardakla arabalardan para dilenen dersen evet hemen hemen bütün ışıklarda bir ya da iki kişi görürsünüz. Ancak ilginç bir örnek vermek isterim.Porto Rikolu bir yakınım ışıklarda kendisinden para isteyen adama , '' Neden kendine bir iş bulup çalışmıyorsun, dediğinde;
    Adam dönüp '' Çalışıyorum yaa! '' demişti.
    ve soruyu soran kişiyi dumura ugratmıştı :)) Evet Amerika'da özgürlüğün sınırı nedir diye merak edenlere Porto Riko'dan böyle bir örnek verebiliriz. Kimse dilenen insanlara dokunamaz, kazancını belediye zabıtaları alamaz :D zaten zabıta kavramı orada yok :) Amerikan Pasaportu ve sigortasına sahipler ! Sadece Amerika'da oy kullanma hakları yok ancak diğer bütün Amerikalıların sahip oldugu haklara sahipler.


    Adanın bir ucundan öteki ucuna gitmeniz akıcı bir trafikte 2,5 saattir. Porto Riko'nun yukarıda bahsedilmeyen bir sorunu da trafik sorunudur. İstanbul trafiğinden hiç farkı yok !
    Ancak sabah işe giderken, öğle arası ve akşam iş dönüşü trafiği olmak üzere 3 kez trafik felç olur !

    Yemek içmek ucuz ancak kiralar 500-700 USD arası değişir. En kötü bir ev bile 400 USD nin altında değildir. Kiracıların hakları cok fazladır. Elektrik -su faturasını ödemeden çıkıp gitsen kimse senden hak talep edemiyor. Ev sahibi ödemek zorunda kalıyor.
    Akşamları silah sesleri duyarsanız korkmayın. Bazen Polis ile uyusturucu çeteleri arasında, bazen de çeteler öylesine sıkıyorlar ! İlk silah sesini duydugumda, hemen yere çömeldim. Abartısız.. çünkü otomatik silahtı ! tabanca değil ! :D

    Yine de cennet gibi bir adadır P. Riko.. Buralarda yaşlanmayı isterim. El Younqe Yagmur ormanlarını ve Şelalelerini mutlaka görün. Dünyanın en büyük uydu çanagı da yine Porto Riko'dadır.. Saygılar... Cihan
    unitedairlens@hotmail.com

    YanıtlaSil